21 Ekim 2009 Çarşamba

Scream

Karanlık, gece, denizin karşısında bir bankta tek başıma ben. Gemilerin seyrediyorum, gemilerin içindeki insanları düşünüyorum. Gemi restaurantlarındaki insanları seyrediyorum. Ne kadar mutlu gözüküyorlar, içkinin verdiği mutluluk mu, yoksa sahiden mutlular mı? Vazgeçiyorum onları seyretmekten, gemileri seyretmeye devam. Bir türkü mırıldanıyor dudaklarım birdenbire aklıma geliveren " Bakakalırım giden gemilerin ardından, atamam kendimi denize, dünya güzel, serde erkeklik var ağlayamam" Orhan Veli'nin şiiri olduğunu biliyorum ama şarkıyı kim söylüyordu, hatırlayamıyorum. Aklıma geliyor sonradan Ezginin Günlüğü. "Serde erkeklik var ağlayamam" diyor Orhan Veli, " Erkekler ağlamaz" diye şarkı söylüyor Sezen Aksu. İkisine de aldırmadan ağlıyorum. Rahatlıyorum kalkıyorum. Bir sigara yakıyorum. Başka bir şarkı düşüyor aklıma " Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni" Mırıldana mırıldana karanlıkta kayboluyorum...

19 Ekim 2009 Pazartesi

Gönderilmeyecek Mektup

Sen geçmişinden korkup duvarlar ördün kendine. Açtım, kaldırdım duvarları, duvarlarından içeri girdim. Ama geçmişin seni öyle bir sarmalamıştı ki, sen geçmişinden, benim kalbine ilerlememden korktun ve beni geri püskürttün. Duvarını öyle bir ördün ki, girmek mümkün olmadı bir daha. Geçmişinde yaşadığın için bugününü yaşayamıyorsun. Anlattığın bazı şeyler acı veriyor hala, geçti demekle geçmiyor kimi şeyler, sen nasıl unutamıyorsan geçmişini, bende unutamıyorum seninle olan geçmişi.
Hayallerin vardı, hayallerinini önüne geçmemek ama yanında olmak istedim. Ama sen ne yanında olmamı istedin, ne de hayallerinde bana yer açtın. Sen sadece benim sakinliğimi bir liman olarak kullandın. Demir almak zamanı geldiğinde ise limandan arkana bile bakmadan ayrıldın.
Kendinle ve geçmişinle o kadar ilgiliydin ki, kendi sesinden benim çığlıklarımı duymadım. Şimdi senin görmediğin bir yerde atıyorum çığlıklarımı, neye yarayacaksa...
Ama sanırım... Sanırım ben iflah olmam. Hala...

( Biliyorum sopalığım )

16 Ekim 2009 Cuma

Mim

Mlk beni mimlemiş. Mim gelmiş boş çevirmek olmaz. Biraz zor olacak ama başlayalım bakalım
1- Ülkenin en rahatsız olduğu zamanlarda herkesin rahatsız olması yetmezmiş gibi bir Haziran ayında annemi de gecenin bir köründe rahatsız ederek doğmuşum.
2- Feci halde İkizlerim.
3- Kitap okumayı seviyorum. Ama belirli bir tercihim yok. Bazen fantastik kitaplara, bazen psikolojik kitaplara, bazen gerilim kitaplarına takarım. Ama gerilim diyince Grange ı seviyorum ama bir de Maxime Chattam ı. Bazen Maxime ile Grange ın aynı kişi olduğunu düşünüyorum.
4- Film seyretmeyi seviyorum. Her şeyi, her çekileni seyretmek istiyorum. Festival filmlerine ayrı bir ilgi duyarım. Kimsenin sevmediği filmleri seviyorum.
5- Fotoğraf çekmeyi seviyorum. Gerçi uzun zamandır, çekemiyorum. Çekmeye başladığımda bir blog daha açıp yayınlamayı düşünüyorum.
6- Futbol, basketbol ve voleybol oynadım, boyum kısa olmasına rağmen ama hepsini sakatlanıp bıraktım.
7- Futbol maçlarını seyretmekten hoşlanmam, keyif almam. En uzun seyrettiğim maç 15 dk sürdü.
8- Tiyatroyu severim. En beğendiğim oyuncu bir çok insan beğenmese de Ferhan Şensoy'dur.
9- Satış elemanıyım. İşimden nefret ediyorum.
10- Aynı zamanda ön muhasebe elemanıyım. Muhasebeden de nefret ettim.
11- İzmire yerleşmek istiyorum.
12- Kendi işimin patronu olmak istiyorum.
13- Romantiğim
14- Kıskançlık kelimesinin anlamını bilmediğimi varsayıyorum.
15- Meraklıyım ama belli etmem.
16- Kimi zaman çok konuşurum. Kimi zaman da susarım. Susmakla bir çok şey anlatırım aslında anlayana...
17- İyi bir dinleyiciyimdir.
18- Kendi yaptığım düzenimin bozulmasından hoşlanmam. Aradığım şeyi bulmalıyım
19- Safım biraz.
20- Bütün gün çalan telefon seslerinden sonra eve geldiğimde çalan telefondan irkiliyorum.
21- Yazın müşterilere sürekli yalan söylemek zorunda kalıyorum ve bundan hoşlanmıyorum.
22- Arkadaşlık benim için değerlidir.
23- Hayatımda hiç kavga etmedim. Tartışmaktan dahi hoşlanmam. Konuşarak sorun çözüleceğine inanırım.
24- Kimi zaman depresif, kimi zaman maniğim.
25- Hafif yağan yağmuru seviyorum.
26- Yaz günü çocuğu olmama rağmen sonbaharı seviyorum.
27- Dökülen kurumuş sarı yaprakların üzerine basmaktan çıkan ses yüzünden hoşlanıyorum.
28- İlişkilerde adımdan olsa gerek özgürlükten yanayım.
29- Kitapların kıvrılmasından ve yapraklarının sayfa belirlemek için kıvrılmasından hoşlanmam.
30- Üşengecim
31- Karanlıkta oturmayı seviyorum.
32- Denizi seyretmeyi seviyorum.
33- Yazı yazmayı da seviyorum.
34- Murathan Mungan, Orhan Veli, Ümit Yaşar, Özdemir Asaf ve Edip Canseverin ayrı bir yeri vardır benim için
35- Hayalperestim.
36- Dedelerimin doğduğu topraklara gitme niyetim var.
37- Mizah dergilerini her hafta aksatmadan alırım.
38- Uykuyu seviyorum. İşten eve geldiğimde bir saat şekerleme yaparım.
39- Asla kahvaltı etmeden ve kahvaltı sonrası sigaramı içmeden evden çıkmam.
40- Yürümeyi seviyorum.
41- Bayramlarda seyranlarda, dayılarımla teyzelerimle hep beraber olmayı
seviyorum.
42- Aşka inancımı kaybediyorum.
43- Teknolojik aletleri severim. Portatable dvd playera taktım bu ara onu almak istiyorum.
44- Ağlarım, erkekler ağlamaz lafına aldırmadan ve inkar etmem ağladığımı itiraf ederim şekilde görüldüğü gibi :)
45- Birbirlerine saygısı olmayan insanlardan hoşlanmıyorum.
46- Kendime yapılmasını istemediğim şeyleri başkasına yapmam.
47- Beni uzun zamandır görmeyen insanların "Saçları beyazlatmışsın" lafına feci halde gıcığım. Başka bir cevap vermek istiyorum ama terbiyem müsaade etmiyor. Kendimi tutuyorum.
48- Kolay sinirlenmem.
49- Kolay kırılmam.
50- Herkesi affedebilirim. Ama bana yalanlar söyleyip, dolandıranı ve aldatanı asla
51- Pazar günleri yatak keyfi yapmayı seviyorum.
52- Ayrıca Pazar günleri kahvaltı keyfini de seviyorum. Ağır ağır tadını çıkara çıkara
53- Yemek seçmem. Ne bulsam onu yerim.
54- Gemide rakı-balık muhabbetini seviyorum.
55- Arkadaş evlerinden film çalmak mübah, kitap çalmak günahtır, desturuna inanırım
56- Çabuk sıkılırım.
57- Kasımpatının ve fesleğenin kokusuna biterim.
58- Koku deyince Axe tercihim
59- 160 cm boyum Kısa boyluluğumla dalga geçilmesin diye önce ben boyumla dalga geçerim.
60- Çoğu zaman kendimi seviyorum.
61- İlk çocuk sorumluluğunu taşıyorum
62- Kuralların bozulmak için olduğuna inanırım
63- Dumanlı hava sahasını destekliyorum
64- Küçükken bilgisayar mühendisi olmak istemiştim. İnşaat okudum. Muhasebeci oldum.
65- İnsanın 100 maddede kendini tanıtması ne kadar zormuş öğrendim
Burada son veriyorum mime, sıkıldım ve bir kural daha bozuyorum kimseye paslamıyorum :)

13 Ekim 2009 Salı

Gölge Oyunu

Gölgeme bak gölgeme
Amma aşık, amma divane
Oturmuş kanepesinde gurbet elin
Kendini seyreder gözlerimde
Amma aşık, amma divane.

Gölgene bak senin gölgene
Amma fakir, amma biçare
Ceplerini elleriyle doldurmuş
Aynı kanepesinde gurbet elin
Amma fakir, amma biçare.

Ya öbür adamın gölgesi, öbür
Amma hinoğlu hin, amma hergele
Ayıp fiiller kuruyor belli
Kulakları toprağın üstünde kocaman
Amma hinoğlu hin, amma hergele.

Gölgelere bak gölgelere
Amma işsiz güçsüz, amma avare
Şarkılara inanıyorlar bütün gün
Hepsi de aynı şarkının insanları
Amma işsiz güçsüz, amma avare...

Bırakıp Gittin Beni

bırakıp gittin beni bütün kapılarda

bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen